Yobazlık parayla mı?.. Bazılarına babadan miras. Bugün www.anayasa.gov.tr’de bir yer gözüme ilişti; “Siyasi Parti Kapatma Davaları” başlığının altında tam 32 (otuz iki) partinin adı vardı. Liste şu:
ADALET PARTİSİ
DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ
SOSYALİST PARTİ
ANAYOL PARTİSİ
DİRİLİŞ PARTİSİ
SOSYALİST BİRLİK PARTİSİ
BAYRAK PARTİSİ
DOĞRU YOL PARTİSİ Devam et »
“Postmodern kuşkusuz modernin bir parçasıdır. Postmodernizm, modernizmin sonunda değil doğuşundadır ve bu durum süreklidir.(Lyotard,postmodern durum,1960)”
Pısss..pıssss..pıssss
‘ayva çiçek açmış yaz mı geleceeekkk….’
fışşş.. fışşş..şırrr..
ne?!kim,ne açmış??Yoo, hayır aslında, yaa. Ben şey.. ayva dicektim size yani sana ..ıııh..yok öyle demek istemedim hanfendiciğm yanlış anladınız ..yaz diyordum yaz.. hani yaz gelse.. böyle kuşlar böcekler falan.. terlesek bol bol..fışş fışş sonra şırr…ıeah??
hıhe,hıhe,hıhe..of,yeter… Aman yarabbi.. şükür rüyaymış..ah bi de gerçek olsaydı napardım..of,amannn…hay allah iyiliğini versin be adam her sabah aynı türküyü söylemekten bıkmadın mı daha.. senin yüzünden yardan oluyordum..neyse ki rüya yoksa değil bu dünyada iki cihanda gün yüzü göremezdin vallahi..
Tamam ,anlıyorum,haklısın..seninki de zor iş .. farketmiyor muyum sanıyorsun makina gibi, sabah 8 akşam 5..eski çalar saatler vardı ya hani içnde horoz olurdu da durmadan yerden bişeyler alıp yemeye çalışırdı..
Tıktık..tıktık..tıktık..
hah o işte,evet evet turuncuydu,hatırladın dimi.. aynı sen yahu..gecen gündüzün yok seninde…eee hayat zor, ekmek teknesi..benimki de laf işte.. yani sen öyle işleyip duruken köşemde oturmak biraz..gerçi oturmak da sayılmaz ama. Sen emek satıyosun biz hayat..ne demişler..sen babanı ben ustamı…
Carlos Puebla’nın 1965′te yazdığı efsanevi şarkıyı bilmeyen yoktur herhalde. Che, sömürgecilerle savaşmak için Afrika’ya giderken, arkasında hatırı sayılır bir destekçi kitle bırakıyordu. Değişim rüzgarlarının ise çoktan sardığı Latin Amerika’daki Puebla, yıllar boyu dillerden düşmeyecek bir şarkıya imzasını atmakla meşguldu.
Bu güne kadar onlarca sanatçı seslendirdi Hasta Siempre’yi. Ben ilk defa Natalie Cardone’dan dinledim. Cardone versiyonunda hani en sonda Che’nin sözleri var ya, onu dinlerken Atatürk’ün “Türk milleti çalışkandır!” deyişini hatırlamayan yoktur. Ama şarkının yazarı Carlos Puebla’nın söylediği de hiç kimseninkine benzemez. Dinlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız.
..beşiktaşı ortaköy’e bağlayan o uzun uzun servilerle kaplı yolu adımlarken.. her adımda bir dostun dilinden dökülen kelimelerle tek nefeslik cümleler kurup, hayat adına tumturaklı yorumlar yaparken..ben’lerin ülkelesinde kendine fildişi kuleler yapma edasıyla padişah kaftanları kuşanırken biri….öyle garip,öyle sıradan,öyle ona dair ama ondan ötede yaşanan bir hayatın kıyısına ilişiverdi.. nasıl mı?az önce bir arkadaşıyla ya da bir mahalle çetesiyle hiç olmadı bir ‘ayakkabıcı çocuklar mafyası’ yla kavgaya tutuşan masum bir yüreği görünce taşlar üstüne…ilişiverdi yarım ,yalnız hayatına..
..yer..yarısı yukarda yarısı aşağıda bir kaldırım parçası.. hep mı yuzune haykırmakta itilmişliğini.. ikinci sınıflığını,sokak çocukluğunu.. yer işte,toprak,asfalt deyıp gecme.. birazı üstte,birazı altta..tasları dökülmüş bir merdiven bile yok arada.. Devam et »
Hayata bir zaman yönetimi projesi olarak da bakabiliriz. Zaman yönetimi denince akla saatler geldiğine göre yılın son yazısında saatlerden konuşmanın tam zamanıdır.
Gazetelerden okudum: Yurdumuzda özellikle pahalı kol saati satışlarında bir patlama yaşanıyormuş. Yükselen yeni muhafazakâr orta sınıfımız saat için kesenin ağzına açmaktan kaçınmıyormuş.
Saat satan yerlerin sayısı artıyor. Oysa ben, bundan 15 yıl kadar önce, bildiğimiz akrepli yelkovanlı kol saatlerinin sonunun geldiğini düşünmüştüm. Devam et »
2007 yılı geride kaldı sayılır. Siyasal alanda hareketli, ekonomi alanında ilginç denebilecek bir yıl yaşadık.
Uluslararası piyasalarda yaşanan dalgalanmalara karşın ekonomide nispeten durgun bir yıl geçirdiğimiz söylenebilir. Bununla birlikte önümüzdeki yılda ve onu izleyecek dönemlerde bizi zorlayabilecek gelişmelerin olabileceğini de söylemek zorundayız.
Her şeyden önce 2007 yılında ekonomik büyümenin hız kesmiş olduğu bir gerçek. 2002 yılından bu yana üst üste kaydedilen yüksek büyümeden sonra, geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğinde gayri safi milli hasılanın büyüme hızı yüzde 1.5′e kadar düştü. Çeşitli göstergelere baktığımızda, büyümedeki bu ciddi yavaşlamanın devam etmesi olasılığı hiç de düşük değil. Devam et »